ATATÜRK’ÜN AYDIN’A İLK GELİŞİ (RAMAZAN ERGÜN)

3 Şubat 1931 tarihinde Atatürk Aydın’a ilk defa bir ziyarette bulunmuştur. Atatürk, çok partili demokrasi düzeninin bizde ilk denemesi olan Serbest Fıkra hareketinden sonra, bu fırkanın yaptığı eleştiriler üzerine, sorunları yerinde görüp incelemek ve görmek üzere Cumhuriyet Halk Fırkası genel sekreteri Recep Zühtü’nün başkanlığı altında, çeşitli bakanlıklardan uzmanları içine alan bir komisyon kurmuş, bu komisyon üç ay çalışarak, Atatürk ile birlikte Anadolu gezilerine katılmış, ayrıntılı bir rapor hazırlamıştı. Atatürk’ün 3 Şubat 1931 günü İzmir’den Aydın’a gelişi bu nedenle idi.

3 Şubat 1931 günü saat 15.00’te tren Aydın’daydı. Aydın valisi Fevzi Bey ve Ordu Müfettişi Fahrettin (Altay) Paşa, Atatürk’ü il sınırında karşılamışlar, Aydın’a kadar birlikte gelmişlerdir. Atatürk karşılama için tören yapılmamasını istediği halde istasyon hıncahınç kalabalıktı. Şehir bayraklarla donatılmış, tak’lar kurulmuştu. Aydınlılar, büyük kurtarıcıyı ilk defa görüyorlardı. Atatürk ve yanındakiler doğruca Belediyeye gittiler. Belediye Başkan vekili Emin Bey, şehrin sorunları üzerinde bilgiler verdi. Burada çeşitli esnaf kuruluşlarının temsilcileri toplanmışlardı. Ekonomik sıkıntılardan, üretimin gereği gibi değerlendirilemediğinden söz açıldı. Atatürk daha çok kooperatifleşme üzerinde duruyor, üretim kooperatiflerinin arttırılmasını istiyordu. Atatürk akşam üzeri Türk Ocağı’nı ziyaret etti. Kendisini ocak başkanı Fevzi (Germen) ve üyeler karşıladı. Burada gençlere: “Sağlık, sosyal, kültürel ve tarım alanlarında köylüyü aydınlatacak ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz? Bir programınız var mı?” diye sordu. Bir genç söz alarak “Paşam, harcırahımız ve vasıtamız olmadığı için köylere gidemiyoruz” diye cevap verince Atatürk’ün rengi atmış canı sıkılmıştı ve kükredi “Siz gidemiyorsunuz ama, bir sürü yobaz ayağına çarığını çektiği gibi, sırtında torbasıyla, karanfil vs. satıyorum diye inkılâbı köstekleyen yayınlarla köyleri adım adım dolaşıyor. Sizinse bu uğurda en küçük bir tedbiriniz yok…” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü “Türk Ocakları, fikrî hayatta millete mürebbilik yapmalı, ilim, iktisat, güzel sanatlarda ve çeşitli kültür alanlarında vatandaşları yetiştirmek için öncülük etmelidir.” Atatürk Türk Ocağı’ndan ayrıldıktan sonra, idare heyetinin toptan istifa ettiği ve Asaf Gökbel’in başkanlığında yeni bir yönetim kurulduğu öğrenildi. Atatürk o geceyi Aydın’da geçirdi.

Ertesi sabah 4 Şubat 1931 günü saat 08.30’da tren Nazilli’ye hareket etti. Belediyede yapılan toplantıya Nazillililer, yanmış yıkılmış olarak ele geçen şehrin imarı için kurtuluştan bu yana üç milyon liraya yakın harcama yapılığını söylemişler, Nazilli’nin ekonomik hayatında önemli bir rol oynayan pamuk üretiminin arttırılması için su kanallarının bir an önce yapılmasını ve bir pamuk ıslah istasyonunun açılmasını, bir basma fabrikasının kurulmasını istemişlerdir. Atatürk bu dilekleri not ettirdi. Öğleye doğru Denizli’ye gidiyordu. Atatürk, Nazilli’ye bir basma fabrikası açılması isteğini birinci beş yıllık sınai programına aldırmıştı, fabrika da tamamlanmıştı.

Atatürk, Aydın’a ikinci gelişinde 9 Ekim 1937 tarihinde Nazilli Basma Fabrikası’nı açmak için gelecekti.

KAYNAKÇA

Ramazan Ergün, Aydın’ı Aydınlatanlar, Başkar Ofset, Aydın 2018.

Ramazan Ergün

Araştırmacı Yazar