VE BİR TARİHCİYİ KAYBETTİK: Prof. Dr. ILBER ORTAYLI KİMDİR?

        Prof. Dr. ILBER ORTAYLI KİMDİR? (ALİ ERDOĞAN)

        1947 yılında Avusturya’nın Almanya ve İsviçre sınırına yakın küçük bir kasaba olan Bregenz de bir mülteci kampında doğmuştur. Kırım Tatarı bir ailenin çocuğuydu. Daha iki yaşındayken ailesi Sovyet baskısından Türkiye’ye sığınmıştı. Evde Rusça, Almanca, Türkçe konuşuluyordu. Annesi, oğlunun dil öğrenmeye yatkınlığını fark etti ve onu klasiklerle, dillerle, müzikle tanıştırdı.

       İstanbul Galatasaray Lisesi’nde başladığı ortaöğrenimini Ankara Atatürk Lisesi’nde tamamladı. Henüz liseye başlamadan Goethe okuyor, Tolstoy’u anlıyordu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde okumaya başladı.

Ama Tarih, onun için bir bölüm değil, nefes alma biçimiydi.  Daha sonra Viyana Üniversitesi’nde Slav ve Doğu Avrupa dilleri okudu. Daha sonra Chicago Üniversitesi’nde, Kendisi gibi Kırım Tatar kökenli meşhur tarihçi

Prof. Dr. Halil İnalcık’ın öğrencisi oldu. Akademik kariyerinin temelini, dünyanın en büyük tarihçilerinden biriyle birlikte çalışarak attı.

      İstanbul Üniversitesi’nde doçentlik tezi reddedilince istifa etti, yıllarca üniversitelere küs kaldı. Ama o küslük yılları bile onun üretmesine, çalışmasına engel olmadı. Televizyon programları, seminerler, konferanslarla binlerce insanın zihnine dokundu. Tarihi kitap raflarından çıkarıp sofralara, sohbetlere, ekranlara taşıdı.

Yıllar sonra Galatasaray ve Bilkent üniversitelerinde ders verdi. Topkapı Sarayı Müzesi’nin başkanlığını yaptı.

       İlber Ortaylı hoca, sadece bir tarihçi değil, aynı zamanda bir kültür elçisidir. Duruşuyla, zekâsıyla, bilgisiyle, entelektüel bir örnek değil; çalışmanın, adanmışlığın ve yaşayan kanıtıdır. Ve onun hikâyesi, hâlâ yazılmaya devam etmektedir. İlber Hoca: Türkçe, Osmanlıca, Kırım Tatarca, Arapça, Farsça, Almanca, Fransızca, İtalyanca, Latince, Yunanca, Rusça, Slovakça, Romence, Sırpça, Hırvatça ve Boşnakça bilmektedir.

      Prof. Dr. İlber Ortaylı’dan bir kaç hatıra cümle:

     - “Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişi anlayamayan bir toplum, kendini tanıyamaz,”

     - “ Ben Türkiyeli değil Türk’üm”

     - “ Türk yerine 'Türkiyeli' sözcüğü karşılığı olmayan bir sözcük mü oluyor?"

.    – “ Eski İsrail Başbakanı, Diospara ve Savunma bakanı Naftali Benenett: “Türkiye yeni İran’dır. İran’dan sonra sıra Türkiye’ye gelecektir. Sözlerini duyunca onun son tarih dersi şu sözlere oldu. Birileri bu adamı sustursun. “Yoksa ne sulh sulha benzer, nede savaş savaşa!..” 

     -  "Mektebi bitirir bitirmez evlenip mobilyacı gezeceğinize, dünyayı gezin", "Cehaletin eyleme geçmiş hali çok tehlikelidir" ve "Hiçbir yılınızı yeni bir yer görmeden, yeni bir şey öğrenmeden kapatmayın"

     - "Hayat çok kısa. Mühim olan şey tayin edemeyeceğimiz bir ömrü verimli hale getirmek".

     - "Huzursuz insanlar verimli olamazlar. Hem kendini yer bitirir, hem de etrafını".

     - "Eski kitaplar artık okunmuyor, diyenler var. Okuma alışkanlığı için galiba iyi bir eğitim ve insanların yalnız kalmayı sevmesi baş şarttır".

     - "Bilincimizdeki ilerleme, bilgimizdeki ilerlemeyle değişir".

     - “Cahil insanlarla tartışmak, boş duvara nutuk atmaktan farksızdır!” 

     - “Ortadoğu’da bir harita çizilecekse onu biz çizeriz.”

     - “Vasiyetimdir; mezarım İstanbul’da olmayacak. Herhalde Gelibolu’da olur çünkü kalabalıkları sevmiyorum” demiştir.

        Allah Rahmet eylesin.  Mekânın cennet olsun.

Ali Erdoğan

Araştırmacı Yazar