VE TARİHTEN BİR HATIRA!.. “BUGÜN TÜRKLÜK İÇİN NE YAPTIK”

     “BUGÜN TÜRKLÜK İÇİN NE YAPTIK”

     Birinci Dünya Savaşı’nda çeşitli cephelerde esir düşen yaşları 15-25 arasında olan, yüzlerce yiğit subayın ve binlerce eğitimli erlerden ve Mehmetçiklerden oluşan Osmanlı askerlerinin 3,4 yıl süren Mısır’ın çöl sıcaklarında, Hindistan'ın bunaltıcı ikliminde, Burma (bugünkü Myanmar) bataklıklarında, Sibirya'nın buz kaplı dağlarında, Akdenizdeki Fransız Korsika adası ve Güney Amerikadaki Guyan zindanlarında çektikleri esaret çilesini unutturmak, esir askerlerin moralini yüksek tutmak ve esareti unutmak için bu kamplarda spor, musiki, dil, okuma-yazma öğretmek gibi benzeri eğitim faaliyetinde bulunmak amacıyla onlarca gazete çıkardıkları görülmüştür.

      Özellikle 1914-1918 yılları arasında Süveyş, Sina ve Filistin cephelerinde İngilizlere esir düşen binlerce Osmanlı askeri toplanarak Mısır'daki Seydi Beşir, Turra, Maadi ve Kasassinn gibi kamplara nakledilmişlerdi.

        Bu kampların bazıları düzgün binalardan oluşurken çoğu ahırlardan bozma derme çatma kulübelerde, hijyenik olmayan şartlarda yaşamışlardır. Hastalık, açlık ve kötü muamele yaygındı. Bazıları kamplarda da esaret 1914'te başlayıp 1927'ye kadar sürmüştür.

       Türk subay ve eğitimli erler hürriyetlerine kavuşacakları günleri beklerken moralleri yüksek tutmak için el yazması veya taşbaskı yöntemleriyle dergi ve gazeteler çıkardılar.  Bunların bazıları şunlardır: Badiye, Nilüfer, Ocak, Hilal, Türk Varlığı, Işık ve benzerlerinin sayıları 23’ü bulmuştur.

      Özellikle Kasrü’n-Nil Tura esir kampında Türk Subay ve Mehmetçikler tarafından çöl, sahra, açık kır arazi anlamına gelen “BADİYE” adlı bir dergi çıkarılmış ancak, matbaa imkânı olmadığı için tamamen el yazması olarak hazırlanmış ve resimlendirilmiştir. İçerisinde şiirler, hikayeler, karikatürler ve kamptaki günlük hayata dair hatıralar, yazılar yer almıştır.

       Derginin başlığının hemen altında “BUGÜN TÜRKLÜK İÇİN NE YAPTIK” yazmaktadır. Türk askerinin Mısır’ın sıcak çöllerinin ağır şartlarında bile Türklük şuurunun unutulmadığı anlaşılmaktadır.    

       O zor şartlarda vatana dönme umudu ile yıllarca esir kamplarında zaman geçiren ve hastalanıp ölen, öldürülen, ilerde ayrıca inceleyeceğimiz Seydi Beşir'de kör bırakılan subay ve erlerimize Allah’tan rahmet diliyor ve Ruhlarına Fatihalar gönderiyoruz. Ruhları şad. Mekanları cennet, makamları âlî olsun İnşaallah. Amin!

Ali Erdoğan

Araştırmacı Yazar