DOLAR 43,2820 0.22%
EURO 50,2330 -0.04%
ALTIN 6.405,030,18
BITCOIN 4143008-0,39%
Aydın

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Bu gün 10 Ocak 2026 (Ali Erdoğan)

Bu gün 10 Ocak 2026 (Ali Erdoğan)

ABONE OL
Ocak 9, 2026 21:06
Bu gün 10 Ocak 2026 (Ali Erdoğan)
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sevgili dostlar! Bugün 10 Ocak 2026.
Bundan 107 yıl önce 10 Ocak 1919 Medine Müdafası’nın sona erdiği gün yani Peygamber şehri Medine’yi Osmanlı Hükümeti’nin teslim et emrine uymayan ve İngilizler tarafından birçok kez Medine’yi terk etmesi için tehdit edilen “Medine Kahramanı” lakaplarıyla bilinen, yerel adıyla Fahri Paşa’nın kendisini kapattığı Ravza-i Mutahhara’da namaz kılarken kendi adamları tarafından tutuklanarak Hâşimî karargâhında hazırlanmış olan çadırına götürüldüğü gündür.
l. Dünya Savaşı devam ederken İngilizler ile anlaşan Mekke Şerifi Hüseyin’in isyan hazırlığına girişmesi üzerine 28 Mayıs 1916’da 4. Ordu komutanı Cemal Paşa tarafından Medine’deki Hicaz Seferi Kuvvetleri komutanlığına atanan Fahreddin Paşa(1868–1948) (Ömer Fahrettin Türkkan) , 31 Mayıs’ta Medine’ye ulaştı ve bir rapor hazırlayarak Cemal Paşa’ya Şerif Hüseyin’in birkaç gün içinde isyan edeceğini bildirdi.
3 Haziran 1916’da Şerif Hüseyin ve dört oğlu Medine çevresindeki demiryolunu ve telgraf hatlarını tahrip ederek isyanı başlattılar. Fahreddin Paşa, asilerden önce Medine’ye ulaşarak savunma tedbirlerini aldı.
İsyancılar; Mekke Valisi Galib Paşa(1885-1939)’nın tedbirsizliği yüzünden 9 Haziran’da genel saldırıya geçerek 16 Haziran’da Cidde’ye, 7 Temmuz’da Mekke’ye, 22 Eylül’de de Tâif’e girdiler. Fahreddin Paşa’nın savunduğu Medine dışındaki hemen bütün büyük merkezler âsilerin eline geçti. Bu sırada Kanal Harekâtı bütün şiddetiyle devam ettiğinden hükümet Hicaz’a asker gönderemiyordu. Fahreddin Paşa, elinde bulunan son derece kısıtlı imkânlarla sıkıntılara ve olumsuzluklara rağmen Medine’yi 2 yıl, 7 ay boyunca müdafaa etti.
I. Dünya Savaşında müttefikleri ile beraber Osmanlı Devleti de mağlûp olmuş ve 30 Ekim 1918 de Mondros Mütarekesi’ni imzalamıştır. Olup bitenleri telsiz hatlarından takip eden Fahreddin Paşa, Kızıldeniz’de bulunan bir İngiliz gemisinden Mondros Mütarekesi’nin Medine’ye ait 16. maddesi; “HİCAZ’DA, ASİR’DE, YEMEN’DE, SURİYE’DE VE IRAK’TA BULUNAN MUHAFIZ KITALAR EN YAKIN İTİLAF KUMANDANINA TESLİM OLUNACAKTIR” gereği teslim olması gerektiği kendisine bildirildiği halde buna cevap bile vermedi.
İstanbul Hükümetinin kuşatma başlamadan evvel Medine Kalesi’ni tahliye etmesi teklifine Fahreddin Paşa hükümete; “MEDİNE KALESİ’NDEN TÜRK BAYRAĞINI BEN KENDİ ELİMLE İNDİREMEM. EĞER MUTLAKA TAHLİYE EDECEKSENİZ BURAYA BAŞKA BİR KUMANDAN GÖNDERİN” cevabını vermiş ve İngilizler’le Araplara teslim olmaktansa Hazreti Peygamber’in mezarını havaya uçurarak kendisini feda edeceğine’ dair yemin etmiştir. Öteyandan zaman kazanmak için Yüzbaşı Ziya Bey eliyle İstanbul’a gönderdiği 26 Aralık tarihli cevapta, “PADİŞAH TARAFINDAN BİR BUYRUK OLMADIKÇA TESLİM OLMAYACAĞINI” bildirdi. Cevaben de “BEN RÜYAMDA EFENDİMİZİ GÖRDÜM. BENDEN ASLA ORAYI BIRAKMAYACAĞIMA DAİR SÖZ ALDI. BU YÜZDEN BEN BURAYI TERK EDEMEM” diyerek Medine’yi terk etmeyen Paşa, 3 gün Mescidi Nebevi’ de kalmış, bu süre zarfında kendisine dökülen dillere ve yalvarmalara kulak asmamıştır.
10 Ocak 1919 günü Fahreddin Paşa’nın en yakınında yıllarca hizmet eden Kurmay Heyetindeki subaylar tarafından Ravza-i Mutahhara’da namaz kılarken göz yaşları içerisinde bu asil Osmanlı Paşasını zorla tutuklayarak kutsal mekandan çıkartılıp Hâşimî karargâhında hazırlanmış olan çadırına götürüldü.
Şerif Abdullah’ın kuvvetleri Mondros Mütarekesi’nden 72 gün sonra 13 Ocak 1919’da Medine’ye girerek Paşa’yı teslim aldılar. İngilizler, kendilerini uğraştıran -“Türk kaplanı” diye adlandırılan- Fahreddin Paşa’yı 27 Ocak’ta savaş esiri olarak Mısır’a gönderdi. Oradan da 5 Ağustos’ta Malta’ya sürgün edildi.
Fahreddin Paşanın kendisine has kişiliği ve karakteri, O’nun tüm esaret hayatı boyunca devam etmiş, kapısında bekleyen muhafızlar bile, kendisine derin bir saygı duymaktan kendilerini alamamıştır.
Ve son söz; Rabbim Fahreddin Paşa’dan Aziz Türk Milletine, Vatanımıza, Bayrağımıza ve Kutsal Mekanlara hizmet eden erinden en üst derecedeki subayına kadar hepsinden razı olsun. Allah; devletimizi, milletimizi ve bizlere her türlü ihanet edenlerden, vefasızlardan, nankörlerden ve onların şerrinden korusun ve onlara fırsat vermesin. Ruhları Şad, Mekanları Cennet Olsun. Amin..


Ali Erdoğan

Araştırmacı Yazar

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r