DOLAR 44,6304 0.11%
EURO 52,5769 0.46%
ALTIN 6.811,84-0,26
BITCOIN 3191980-1,93%
Aydın
18°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Zulme Karşı Mücadele Sancağını Yere Düşürmeyeceğiz”
  • Aydın Son Havadis
  • Genel
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Zulme Karşı Mücadele Sancağını Yere Düşürmeyeceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Zulme Karşı Mücadele Sancağını Yere Düşürmeyeceğiz”

ABONE OL
Nisan 10, 2026 19:10
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Zulme Karşı Mücadele Sancağını Yere Düşürmeyeceğiz”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ICAPP Kadın Kolu 9. Toplantısı delegelerini kabulünde yaptığı konuşmada, kadının siyasetteki rolünden Gazze’deki insani drama kadar pek çok konuda önemli mesajlar verdi. İsrail’in “idam yasası” hazırlığına sert tepki gösteren Erdoğan, “Bunun adı hukuku ırkçı faşizme alet etmektir” dedi.

İSTANBUL – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Asya Siyasi Partiler Konferansı (ICAPP) Kadın Kolu 9. Toplantısı kapsamında Türkiye’de bulunan heyeti, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti. Toplantıda AK Parti Kadın Kollarının çalışmalarına ve küresel gelişmelere değinen Erdoğan, özellikle Orta Doğu’daki çatışmalarda kadın ve çocukların hedef alınmasına dikkat çekti.

“AK Parti Kadın Kolları Tarih Yazdı”

Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin başarı hikayesinde kadınların kilit rol oynadığını vurguladı. Yarım asırlık siyasi hayatında kadınlarla omuz omuza yürüdüğünü belirten Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“25’inci kuruluş yıl dönümünü kutladığımız AK Parti’mizin üzerinde yükseldiği sütunlardan birisi de kadın kollarımızdır. Partimizin dünya siyaset literatürüne geçen başarılarında kadınların özel bir yeri oldu. AK Parti Kadın Kolları, Türkiye’nin en dinamik ve en büyük kadın hareketi olarak adını tarihe gururla yazdırdı.”

“Şiddete Sıfır Tolerans” Vurgusu

Kadın hakları ve güvenliği konusundaki reformlara değinen Erdoğan, 2012 yılında yürürlüğe giren 6284 sayılı Kanun ile kadına yönelik şiddetle mücadelede “sıfır tolerans” ilkesini benimsediklerini hatırlattı. Siyasette temsil oranlarından iş gücüne katılıma kadar pek çok alanda büyük bir değişim gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Orta Doğu’daki İnsani Dram: “Yükü Kadınlar ve Çocuklar Çekiyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının büyük bir bölümünü bölgedeki çatışmalara ayırdı. Gazze, Suriye, İran ve Lübnan’daki saldırılarda en büyük bedeli kadın ve çocukların ödediğini belirten Erdoğan, İsrail’in saldırgan tutumunu şu rakamlarla eleştirdi:

  • Gazze: Katledilen 72 binden fazla sivilin çoğunluğu kadın ve çocuk.
  • Lübnan: 2 Mart’tan bu yana 1,2 milyon kişi yerinden edildi, binlerce kişi hayatını kaybetti.
  • İran: Okullara düzenlenen hava saldırılarında yüzlerce masum çocuk yaşamını yitirdi.

İsrail’in “İdam Yasası” Kararına Sert Tepki: “Modern Apartheid”

İsrail Parlamentosu’nun Filistinli esirler için gündeme getirdiği idam cezası yasasını “ırkçı faşizm” olarak nitelendiren Erdoğan, dünya kamuoyuna seslendi:

“Sadece Filistinli mahkûmlar için idam cezası getirmenin adı apartheid değil midir? Hitler’in Yahudilere yönelik canavarca politikaları ile bu karar arasında özü itibarıyla bir fark var mıdır? Bu yapılanlar, 1994’te Güney Afrika’da yıkılan apartheid rejiminin daha beterini uygulamaya geçirmektir.”

“Kadınlar Sesini Yükseltirse Duvarlar Yıkılır”

Tablonun umut kırıcı olmasına rağmen karamsarlığa yer olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin her platformda adaletin savunucusu olmaya devam edeceğini vurguladı. Erdoğan, “Özellikle kadınlar bu konularda seslerini yükseltirse inanıyorum ki duvarlar yıkılacak, zalimler kaybedecek, hakkın ve haklının sesi daha gür çıkacaktır” sözleriyle konuşmasını noktaladı.

Aydın Son Havadis Haber, Eğitim, Kültür ve Tarih Araştırmaları Akademisi

Bir analiz:

Siyasetin Dişil Gücü ve Vicdanın Küresel Sesi

Bugün Dolmabahçe Çalışma Ofisi, sadece diplomatik bir kabule değil, aynı zamanda siyasetin insani özüne dair çok katmanlı bir deklarasyona ev sahipliği yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Asya Siyasi Partiler Konferansı (ICAPP) Kadın Kolu heyetini ağırlarken, masadaki ajanda alışılagelmiş protokol cümlelerinin çok ötesindeydi.

Erdoğan’ın konuşmasını satır aralarıyla birlikte okuduğumuzda, karşımıza iki ana eksen çıkıyor: İçeride “kadınla yükselen bir siyasi hareket”, dışarıda ise “kadın ve çocukların çığlığını merkeze alan bir vicdan diplomasisi.”

Yarım Asırlık Yoldaşlık: AK Parti’nin Gizli Kahramanları

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 25 yıllık yolculuğunu anlatırken bir “sütun” benzetmesi yaptı. Bu benzetme tesadüfi değil. Türk siyasi tarihinde, kadın kollarını bu denli mobilize eden, ev ev dolaşan bir teşkilat yapısını kuran ve bu gücü sandığa yansıtan en önemli figür kuşkusuz Erdoğan’dır.

Kendi siyasi hayatını “kadınlarla yoldaşlık” üzerinden tanımlaması, aslında bir vefa borcunun ötesinde, muhafazakar siyasetin toplumsallaşma hikayesinin bir özeti. Erdoğan, “Bu hareketi en fazla kadınlar bağrına bastı” derken, partinin toplumsal meşruiyetinin kaynağını bir kez daha hatırlatmış oldu. Özellikle 6284 sayılı kanuna ve “şiddete sıfır tolerans” ilkesine yaptığı vurgu, son dönemde bu konuda oluşan spekülasyonlara verilmiş en üst düzey “güvence” olarak kayıtlara geçti.

Apartheid’ın Yeni Yüzü ve Küresel Vicdan

Ancak konuşmanın asıl sarsıcı kısmı, İstanbul’dan dünyaya gönderilen o sert mesajdı. Erdoğan, Orta Doğu’da yaşananları sadece bir “savaş” olarak değil, bir “kadın ve çocuk kıyımı” olarak kodluyor. Gazze’de katledilen 72 bin sivilin büyük çoğunluğunun kadın ve çocuk olduğunu rakamlarla önümüze koyması, istatistiklerin arkasındaki insan hikayelerine dikkat çekme çabasıdır.

İsrail’in Filistinli mahkumlara özel “idam cezası” hazırlığını “ırkçı faşizm” ve “modern apartheid” olarak tanımlaması ise uluslararası hukuk literatürüne girmiş bir suçlamanın siyasi ilanıdır. Erdoğan, 1994’te Güney Afrika’da yıkılan rejimin bir benzerinin, bugün hukuk eliyle İsrail’de inşa edildiğini savunarak Batı dünyasının “sessiz onayını” da hedef alıyor.

Karamsarlığa Karşı “Mücadele Sancağı”

Köşe yazılarımızda sıkça değindiğimiz o “karamsarlık” iklimine karşı Erdoğan’ın duruşu net: “Mücadele sancağını yere düşürmeyeceğiz.” Burada en büyük sorumluluğu yine kadınlara yüklüyor. Zulme karşı sesini yükselten bir kadın hareketinin, sadece siyaseti değil, dünyadaki o “aşılmaz” sanılan duvarları da yıkabileceğine inanıyor. Dolmabahçe’deki bu buluşma, Asya’nın dört bir yanından gelen kadın siyasetçilerin kulaklarında sadece bir selamlama olarak değil, bir “direniş ve adalet” çağrısı olarak yankılandı.

Sonuç olarak; Erdoğan, kadınları sadece iç siyasetin birer neferi değil, küresel adaletsizliğe karşı “vicdanın öncü birliği” olarak konumlandırıyor. Bu strateji, Türkiye’nin yumuşak gücünü, en sert hakikatlerle harmanlayarak dünyaya sunma biçimidir.

Bakalım bu çağrı, sağırlaşan dünya başkentlerinde ne kadar karşılık bulacak?

Aydın Son Havadis Analiz Enstitüsü

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r