DOLAR 44,9332 0.09%
EURO 52,7589 -0.1%
ALTIN 6.869,040,86
BITCOIN 34848902,48%
Aydın
16°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Balıkesir Özelinde Yörükler ve Türkmenler (Tahir Koyuncuoğlu)

Balıkesir Özelinde Yörükler ve Türkmenler (Tahir Koyuncuoğlu)

ABONE OL
Nisan 21, 2026 19:52
Balıkesir Özelinde Yörükler ve Türkmenler (Tahir Koyuncuoğlu)
0

BEĞENDİM

ABONE OL

(Balıkesir) Anadolu’ya ilk Türk Akınlarının 1015 yılında başladığı biliniyor. Tahmini 50 yıl sonra yani 1065 li yıllarda Türkler Balıkesir civarına akın akın gelmeye başladılar.

26 Ağustos 1071 de Malazgirt ovasında Bizans-Türk orduları arasında tarihin en büyük savaşlarından biri yapıldı. Bu savaşı Türkler kazandı.

Tarihin dönüm noktalarından biri olan bu zaferden sonra Anadolu’nun kapıları bir daha kapanmamak üzere Türklere açılmış oldu.

Diğer İslam ülkelerinde kendilerine yurt bulamayan Türkmenler vatan yapacakları bu topraklara sel gibi aktılar.

Onlarla beraber gelen din önderleri, isyan eden beyler ve halkları bu toprakları vatan yaptılar.

Kısa zamanda kalelerini, şehirlerini koruyamayıp terk eden Anadolu ahalisinin yerlerine zengin sürüleriyle Türkmenler yerleşti.

Daha sonra gelen Türkmen kitleleri ile beraber Anadolu’nun Türkleşmesi tamamlandı.

1075 de Balıkesir’in kuzeyi, 1092 de de güney kısımları Selçuklu Türkleri tarafından fethedildi.

Anadolu topraklarına doluşan Oğuz boyları ile bir türlü baş edemeyen Bizans imparatoru çeşitli kışkırtmalarla Haçlı seferlerini başlattı.

Birinci Haçlı seferi fırtınası geçtikten sonra Oğuz boyları Balıkesir’in her tarafına yayıldılar. Ama bu bölgenin tamamen Türklerin eline geçmesi 90 yılı buldu.

1280 yılında Türkmenler arasında önemli bir itibarı bulunan Kalemşah Bey ve oğlu Karasi Bey bugünkü Balıkesir’in Erdek haricindeki bütün yerleri bir kez daha fethettiler.

1300 lü yılların başında Sarı Saltuk Baba’nın ölümü üzerine Anadolu’ya geri gelen Türkmenler ECE HALİL komutasında Çanakkale boğazını geçerek Kazdağlarına yerleştiler ve buraları yurt tuttular.

Balıkesir Toprakları üzerinde kurulmuş Karesi beyliği bir Türkmen beyliğidir.

Doğu Anadolu’da daha önce kurulmuş olan Danişmentli bölgesinden geldiği tahmin edilen Karasi Türkmenlerinin bir kısmının çepni boyundan gelmiş olabileceğini söyleyebiliriz.

1300 lü yıllarda; Anadolu’ya tam olarak hâkim olan Kayı boyunun kurduğu Osmanlı Devleti’nin temel unsurunu teşkil eden Türkmenlerin bir kısmı zaman içinde yerleşik hayata geçerek tarıma başladılar.

Bunlar konar-göçerliği bırakmayan diğer Türkmen gruplar tarafından “MANAV” olarak isimlendirildiler. Konar-göçer oymaklara da “YÖRÜK” denildi.

Gerek Selçuklu gerekse Osmanlı devletine ait tarihi kayıtlarda, seyahatnamelerde ve belgelerde “Türkmen-Çepni-Ağaçeri” tabirleri sık geçiyorsa da YÖRÜK tabiri pek geçmemektedir.

Çünkü “YÖRÜK” sıfat diğerleri ise isim olarak kullanılmıştır.

Yörükler Osmanlı İmparatorluğu içinde hiçbir zaman göçebe olmamışlar, başıboş, kendi bildiklerine, hiçbir düzene uymadan konup göçmemişler, dolanmamışlardır. Yani Yörükler göçebe değillerdir. Hepsi bir düzen içinde defter tabi ve vergilerini veren topluluklardır.

Aşiret, cemaat ve oymakların hepsi birbirine bağlı, başlarında her biri kendi geleneklerine göre seçilmiş, yetkilendirilmiş “BEY” lerin yönetimi altındadırlar.

Bunların kimi babadan oğula geçen “Bey” soyunun devamıdır, kimi aşiret içinden seçimle gelir, kimileri de devlet tayini ile kimileri de kendi zorlarıyla “Bey” olurlar.

Türkmenlik kavramı aslında bir yaşam biçimidir.1000 li yıllardan itibaren

Anadolu’ya geçen Oğuz boyları buraya “Türkmenler “olarak gelmişlerdir. Yani bütün Oğuz boyları “Türkmen “dir.

Bu Türkmenlerin bir kısmı zamanla yerleşik hayata geçerek “MANAV” olmuşlardır!

Kısacası Yörük-Türk tabiriyle özdeşdir. Birisi sıfat öteki ise isimdir. 17, 18 ve 19. Yüzyıllarda köylerde önceden yerleşikliğe geçen, yurt tutan, ocak açanlara “Türk”; konargöçerliği bıraktırılıp, yerleşik hayata geçmeye zorlanan Türkmenlere e “Yörük” denilmeye başlanmıştır.

Bu kavram kargaşalığı dün olduğu gibi bugün de devam etmektedir. Mesela bugün MUĞLA yöresindeki Çepniler kendilerine ÇEPNİ YÖRÜĞÜ derler.

Ama Orta Karadeniz yöresinde yaşayanlar kendilerine ne Türkmen ne de Yörük derler. Kendilerini sadece ÇEPNİ olarak adlandırırlar. Bu kelime orada Yörük anlamına gelir. Çünkü buralarda başka bir Oğuz boyu yerleşik değildir.

Balıkesir bölgesinde 1691 iskanından kaçıp bu bölgeye gelen ve 1862 iskanında da zorla toprağa bağlanan Sünni inançlı Oğuz boylarına “Yörük” denilmektedir.

Yine 18. yy ortalarından itibaren Orta Anadolu’dan Batı Anadolu’ya gelip yerleşen Oğuz boylarına mensup olan ve çoğu Alevi-Bektaşi meşrepli oymaklara da Türkmen deniliyor.

 Tahir Koyuncuoğlu

Araştırmacı/Tarihçi

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r