1919 yılı Anadolu’da Müslüman Türk varlığının silinmeye çalışıldığı bir yıl olmuştur. 1919’da varlık mücadelesini 19 Mayıs’ta Samsun’da başlatan Mustafa Kemal Paşa, Türk milletini “İstiklâl” hedefiyle bir araya getirip başarıya ulaştırırken Batı Anadolu’nun Yunan işgalinden kurtarılması bu mücadelenin en çetin dönemini oluşturmuştu. 15 Mayıs’ta İzmir, 27 Mayıs’ta ise Aydın, Yunan işgaline uğramıştı. Yunan işgaline karşı Aydın’da ilk organizeli mücadele askerler ve zeybeklerin iş birliği ile Malgaç’ta (Sultanhisar) gerçekleştirilmiştir.
Malgaç’ta Yunan birliklerine verilen zarar Millî Mücadeledeki ilk zaferlerden biri olmuştur. Ancak böyle önemli bir tarihî olay maalesef günümüzde hakkettiği değeri görmemektedir. Yerel yönetimler başta olmak üzere sivil toplum ve milletimizin Millî Mücadele’nin sembol eylemlerinden biri olan bu baskına gerektiği önemi vererek bu eylemin anlam ve önemini farkındalığı arttıracak bir şekilde kutlamalı, konferans ve bilimsel etkinliklerle gündem tutmalıdır.
Bu önemli baskının değerine yönelik anıt ise çok geç bir tarihte yapılması da bu konuda yeterli değerin gösterilmediğinin bir göstergesidir. Ege Bölgesi’ndeki düşmana karşı ilk örgütlü sivil direniş harekâtı olan Malgaç Baskınının anısına yapılan “Sultanhisar Malgaç Anıtı”nın açılışı, 27 Nisan 2003 günü yapılmıştır. Anıt, 1919 yılında gerçekleştirilen eylemden yaklaşık 84 yıl sonra açılmıştır!
İzmir’de başlayıp dalga dalga içerilere doğru genişleyen Yunan işgalleri ve Yunan mezalimi, yerli Rumların bunlarla tamamen iç içe oluşları, artık Kuvâ-yı Milliye’yi fikir aşamasından, eylem aşamasına çıkaran en büyük etken olmuştur. “Kuvâ-yı Milliye Harekâtı” dediğimiz, işgalci düşmana karşı direniş ve karşı koyma ortamı Yunanlıların İzmir’i işgalinden sonra tam olarak gelişmiştir.
Kuvâ-yı Milliye müfrezelerinin yapısı ve karakteri incelendiğinde millî ve vatanî duygularla, başka amaç gözetmeksizin mücadeleye atılan gönüllüler; bir nevi askere alma şeklinde köylerden, kasabalardan toplanan kimseler; dağda gezen efe ve zeybekler; asker kaçakları (Milli Mücadeleden önce kaçanlar ve askere alınmamak için Kuvâ-yı Milliye’ye katılanlar); herhangi bir vukuat işleyip, adaletten kaçan suçlular görülmektedir.
Yunan işgali Aydın il merkezine ulaşınca 57.Tümen Karargâhı Çine’ye nakledilmiştir. Bu nedenle Çine, Aydın millî mücadelesinin merkezi haline gelecektir. Bu karargâh bugün müze haline getirilmiştir.
Çine neden seçilmişti? Çünkü İtalyan işgal bölgesindeydi. Çine’ye Yunanlıların gelmeyeceğine ve İtalyalıların da (o zaman için) bulunmadığına göre, orası bu işleri yerine getirmek için en uygun yer olacaktı. Çine’den donatılacak kuvvetlerle Yunanlıların demiryolu boyundaki kuvvetlerine yapılacak baskınlar, Yunan kuvvetlerinin yan ve gerilerini tehdit edecek, onları ilerlemekten alıkoyacak, belki Aydın’dan kaçıracaktı. İşte bu düşünceler 57. Tümen Komutanı Miralay Şefik Aker’in, zihninde yapmaya kesin karar verdiği faaliyetlerdi.
Çine’de Kuvâ-yı Milliye’nin Oluşturulması
İzmir’in işgal edildiği günden beri, Yunanlılardan İzmir faciasının intikamını alacak millî bir teşkilatın derhal kurulması gereğine inanmış Asaf Gökbel, Teğmen İsmail Hakki Bey, Asteğmen Necmi Bey gibi vatanseverler de bu amacın gerçekleşmesi için çalışmalara başlamış bulunuyordu.
Gerek Aydın’dan aldıkları izlenimler gerek Çine’de yaptıkları görüşmelerden vardıkları kanaate göre, Yörük Ali ve Kıllıoğlu Efeler gibi zeybeklerden istifade edilmesinden başka yol olmadığı fikrinde karar kılınmış ve bu kararı gerçekleştirecek fırsat ve imkânlar aramışlardır.
İşte bu gelişmeler Aydın çevresinde ilk millî kuvvet olarak ortaya atılan “Yörük Ali Efe Çetesinin” oluşumuna fırsat ve imkân hazırlamıştır.
Vatanseverleri ve komutanları bu şekilde çalışmaya iten sebepler vardı:
Ordu terhis edilmişti. Mondros Mütarekesine ve Osmanlı Devleti’nin emirlerine göre mevcut askerin de Yunanlılarla savaşma yetkisi yoktu.
Halkın askerlikten nefret ettiği ve askeri birliklerdeki erlerin silahları ile kaçtıkları bir zamanda bulunuluyordu. Anadolu’nun muhtelif bölgelerinde yerleşmiş bulunan askeri birlikler bu toplu ve devamlı firarlar yüzünden dağılmış durumdaydı. Şehirli veya köylü, eli silah tutabilecek kimselerin askeri kapsamda kurulacak herhangi bir teşkilata gönüllü yazılacaklarını ummak çok zordu.
Birkaç yüz kişinin hazırlanması, silahlandırılması, beslenmesi ve millî amaçlara uygun bir şekilde kullanılmasının sanıldığı kadar basit ve kolay bir şey olmadığı ayrı bir gerçekti.
Bu önemli işi başaracak adamın varlıklı, bilgili çevresinin saygı ve güvenini kazanmış, nüfuz ve itibar sahibi, aynı zamanda sözüne ve silahına güvenen veya Yörük Ali ve Kıllıoğlu Efeler gibi eşkıyalıkta ün salmış, şöhret yapmış kişilerden olması gerekiyordu. Bu şekilde onların bu işe önderlik etmesi düşünülmüştür. Fakat, işin neresinden tutup, mücadeleye neresinden başlanacağını, teşkilatın nasıl kurulup, kimler tarafından idare edileceğini; Para, silah vs. gibi mutlaka zorunlu ihtiyaçların kimler aracılığıyla, nerelerden sağlanacağını görüşüp kararlaştırmış ve bir program haline sokulmuş değildi.
1919 Mayıs başlarında yeniden dağa çıkmış olan Yörük Ali ve Kıllıoğlu Hüseyin Efeler memleketi uğradığı işgal felaketi üzerine artık eşkıyalık yapmanın ve dağlarda gezmenin anlamsızlığına inandıklarından, Mayısın 25.günü Çine’nin Yağcılar köyüne inerek, uzaktan uzağa durumu kollamaya başlamışlardı. Şehre girmeden adamları aracılıyla olup-biten işlerden bilgi alıyorlardı. Bu sırada 27 Mayıs 1919’da Aydın Yunanlılar tarafından işgal edilmiş, Menderes’in güneyine çekilen 175. Piyade Alayının birinci taburu ile Teğmen Şerafettin Bey kumandasındaki makinalı tüfek bölüğü Çine kasabasına yerleşmişlerdi. Tümen kumandanı Miralay Şefik Bey ve emrindekiler, Mayısın 30. günü Çine’ye gelmişti.
Çine Kasabası Vaizi Aksekili Hoca Efendinin Millî Mücadeleye kesinlikle karşı oluşu üzerine Teğmen Kadri Bey, Muğla Sancağının (ilinin) Bozöyük Nahiyesinin Bozüyük Karyesinden (Köyünden) Hatip Hacı Süleyman Efendinin vatansever bir kişi olduğu görülüyor ve Çine’deki bu millî harekete katılmıştır. Din adamlarının da bu şekilde halk ve zeybekler üzerinde olumlu etkisi olacaktır. Hacı Süleyman Efendi 12 Haziran 1919’da gelmiştir.
Aydın Havalisi Millî Mücadelesinin dayandığı Milli Teşkilattan ilk önce işe başlayan Heyet-i Milliye, Çine’ de oluşan bu asker, kamu ve aydın kişilerden oluşan heyet olmuştur. Çine bu itibarla Aydın Milli Savaşları tarihinde şerefli bir yere sahiptir.
Devamı gelecek hafta…
Doç.Dr.Mutlu Adak
GÜNDEM
19 Nisan 2026SPOR
19 Nisan 2026GÜNDEM
19 Nisan 2026SPOR
19 Nisan 2026SPOR
19 Nisan 2026GÜNDEM
19 Nisan 2026GÜNDEM
19 Nisan 2026
1
VE TARİH HATIRLATIYOR: ÖLÜMÜNÜN 110. YILINDA SÜLEYMAN ASKERİ BEY
771 kez okundu
2
Şair, Yazar Şükrü Öksüz İlklere İmza Atmaya Devam Ediyor
711 kez okundu
3
AK Parti Aydın İl Başkanlığı’ndan “Alkollü Sürücü” Paylaşımlarına İlişkin Açıklama
632 kez okundu
4
Aydın’ın Nüfusu 2024 Yılında Artış Gösterdi
566 kez okundu
5
Aydın’dan Rusya’ya 13 Bin 776 Kilogram Balık İhracatı
555 kez okundu