Bu zamana kadar hiç duydunuz mu? Bilmiyorum!
Türk Milleti, İslâm’la tanıştıktan sonra insanlar arasında yardımlaşmayı, yolcuyu, yolda kalmışı fakir fukarayı garib gurabayı evlenemeyeni, çeyiz hazırlayamayanı, korumak kollamak için hem de şahıs olarak, hem de bu amaçlara yönelik kurulan vakıflar yoluyla çalşırken özellikle payıtaht İstanbul ve kadim Anadolu şehirlerinde; muhtaç durumda olan insanlar için aş evleri açılır, sokak hayvanlarını özellikle kedi, köpek ve camilerin avlularında ve meydanlarda güvercinleri besleyen ve hatta yaralı göçmen kuşlara bakım evleri yapan, onlara düzenli olarak yiyecek sağlayan, bu işi görev ve meslek haline getiren kişiler vardı.
Sahi! bu işin adı nedir? Bu işi yapanlar kimlerdir?
Bugün bu işi yapan meslek erbabını sizlere tanıtacağım.
Geçmişte bu işe Manca denilmekte idi. Peki Manca ne demektir? Yiyecek, kedi, köpek yiyeceği demektir. Kedi ve köpekler için hazırlanan, genellikle kasaplardan alınan et-kemik ve benzeri artıkları veya yemek artıklarından oluşan yiyecektir.
Bu işi yapanlara Mancacı. İşi yapanların meslek ve ünvanına da Mancacılık denirdi.
Osmanlı’nın merhamet kültürünün ve hayvan sevgisinin bir yansıması olarak şehirlerin temizliğine ve hayvanların bakımına katkı sağlamış, hem çöpe atılacak etlerin israf olmasına engel olur hem de sokak hayvanlarını doyururlardı.
Halkın bağışladığı paralarla veya evlerden çıkan yemek artıklarından hazırlanan yiyecekleri toplayıp dağıtan Mancacılar; İstanbul’un ve diğer şehirlerin sokaklarında “İŞKEMBE, KELLE, AYAK, PAÇA, MANÇAAA” diye bağırırlardı. Elerindeki mancaları satarlar bazen de hayır sahiplerinin verdiği paralarla kedi ve köpekleri beslerlerdi. Özellikle cuma günleri Mancacılar çok iş yaparlardı. Hayır yapmak isteyenler, onlara para verip belirledikleri sokaklardaki hayvanları düzenli olarak besletirlerdi.
Mancacılık İstanbul’da Cumhuriyet’ten sonra da özellikle büyük camilerin önlerinde 1970’li yıllara kadar hatta bazı yerlerde 1980’li yıllara kadar devam etmiştir.
17. Yüzyılda Anadolu’da 9 ay yaşamış olan Avrupalı Jean Du Mont isimli gezgin, “Seyahatname” adlı eserinde:
-“Türkler’in hayırları hayvanlar için bile geçerlidir. Özellikle köpeklere karşı çok müşfiktirler. Türklerde kedi,köpek, at… gibi eti için beslenmeyen hayvanları öldürmek suçtur.”
şeklinde yazarak Osmanlı’nın hayvanlara olan hassas ve adil yaklaşımına vurguda bulunmuştur.
Çünkü; aynı dönemlerde Paris’te her yıl yaz aylarının belli bir gününde tüm sokak kedileri çuvallara doldurularak festivale dönüşen bir eğlence ile yakılmakta idi.
Seygili dostlar ne dersiniz? Mancacılık mesleği, 21. Yüzyıla yakışır bir şekilde ve organizesi tekrar doğar mı?.

Ali Erdoğan
Araştırmacı Yazar
GÜNDEM
12 Nisan 2026SPOR
12 Nisan 2026GÜNDEM
12 Nisan 2026SPOR
12 Nisan 2026SPOR
12 Nisan 2026GÜNDEM
12 Nisan 2026GÜNDEM
12 Nisan 2026
1
VE TARİH HATIRLATIYOR: ÖLÜMÜNÜN 110. YILINDA SÜLEYMAN ASKERİ BEY
757 kez okundu
2
Şair, Yazar Şükrü Öksüz İlklere İmza Atmaya Devam Ediyor
704 kez okundu
3
AK Parti Aydın İl Başkanlığı’ndan “Alkollü Sürücü” Paylaşımlarına İlişkin Açıklama
624 kez okundu
4
Aydın’ın Nüfusu 2024 Yılında Artış Gösterdi
556 kez okundu
5
Aydın’dan Rusya’ya 13 Bin 776 Kilogram Balık İhracatı
551 kez okundu