DOLAR 44,6304 0.11%
EURO 52,5769 0.46%
ALTIN 6.811,84-0,26
BITCOIN 3203322-1,45%
Aydın

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Ve Tarih Unutmuyor!..“Bizi Mısır’da kör ettiler!..”

Ve Tarih Unutmuyor!..“Bizi Mısır’da kör ettiler!..”

ABONE OL
Nisan 4, 2026 19:56
Ve Tarih Unutmuyor!..“Bizi Mısır’da kör ettiler!..”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

         “Bizi Mısır’da kör ettiler!..”

         Birinci Dünya Savaşı sırasında özellikle Filistin Cephesi’nde İngilizlere esir düşen Türk askerlerinin savaşın bitiminden sonra 1918-1920 yıllarına kadar Mısır’da esir tutulduğu mekanlardan biri tarihi kayıtlara göre Sidi Bishr Kampıdır veya namı diğer “Seydibeşir ve Kuveysna Osmanlı Useray-ı Harbiye Kampı” diye de geçer.

       Genç subaylardan ve erlerden oluşan esir düşen binlerce Türk askerlerinin zorlu şartlar altında, genellikle derme çatma kulübelerde veya ahırlardan bozma yerlerde yaşamak zorunda kaldığı yerler olarak bilinir. İskenderiye-Kahire yolu üzerinde yer almaktadır.

      Ayrıca ve özellikle Seydibeşir kampı tarihi kayıtlarda 15 bin Türk askerinin kör edildiği “Seydibeşir Olayı” ile anılmakta olan yerdir.

       Nedir? “Seydibeşir Olayı:

         1918-1920 yılları arasında, İngilizlerin esir Türk askerinden Çanakkale Cephesinin ve Kut’ül Amare mağlubiyetinin intikamını alırcasına; Seydibeşir Kampı’nda zorlu şartlarda ve toplu olarak yaşamak zorunda kalan Türk askerlerinin arasında bit salgının başlaması, bazı hastalıkların yayılma ihtimaline karşı “dezenfeksiyon” (yani bakteri, virüs, mantar vb zararlı mikroorganizmaların kimyasal veya fiziksel yöntemlerle öldürülmesi ya da etkisiz hale getirilmesi)  gerekçesiyle Mehmetçiklerimizi çok güçlü bir dezenfektan olan “Krizol (Cresol) Banyosu Faciası” Metil fenol içeren, keskin kokulu, özellikle tuvalet temizliğinde veya mikropları öldürücü olarak kullanılan kimyasal bir madde dolu havuza zorla soktuğu ve bu esnada oluşan tarihte “Seydibeşir Olayı” olarak bilinen faciada 15 bin  (bazı kaynaklarda ve subaylarımızın hatıralarında 13 bin, 10 bin vb) Türk askerinin gözlerinin kör olduğu veya ağır şekilde yaralandığı olaydır.          

     Bu insanlık dışı muamelenin aktörleri ise adı geçen kamptaki Türkçe bilen Ermeni tercümanların yalan yanlış çevirileri ve kışkırtmaları nedeniyle, Kamp’ın İngiliz komutan ve görevlileri, azılı Türk düşmanı haline gelmişlerdi. Askerlerimiz, su dolu havuza daha ayağını soktuğunda, aşırı krizol maddesi nedeniyle haşlanıyor ve dışarı çıkmak istiyordu. Ancak İngiliz askerleri, dipçik darbeleri ile askerlerimizin havuzdan çıkmalarına izin vermiyorlardı. Mehmetçikler, bellerine kadar gelen suya başlarını sokmak istemediler. Bu kez de İngiliz askeri havaya ve Mehmetçiklerin başlarının üzerine kurşun sıkmaya başladı.

      Askerlerimiz, ölmemek için çömelerek başlarını suya soktular. Fakat ne hazin ki başını sudan çıkaranlar artık göremiyordu. Çünkü gözleri yanmış kör olmuştu. Arkadaşlarını  gören dışarda sıra bekleyen Mehmetçiklerimizin direnişleri de fayda etmedi ve bu yöntem ile medeni denilen İngilizler tarafından Mısır’da kör edildiler.      

       Belgelerde İngilizlerin, esir kamplarındaki Türk askerlerine uluslararası hukuka aykırı şekilde davrandığı, askerlerin uzun süre esaret altında tutulduğu ve kamptaki ağır şartlar nedeniyle birçok askerin hayatını kaybettiği, bazılarının ise kalıcı psikolojik ve fiziksel hasarlar aldığı aktarılmaktadır. Bu olaylar, Türk Tarihinde I. Dünya Savaşı’nın en acı hatıralarından biri olarak anılmaktadır.

       Bu vahşet, 25 Mayıs 1921 tarihinde Edirne milletvekili Faik Bey(Faik Kaltakkıran – 1870-1948) ve Sinop milletvekili ve TBMM ilk başkanı Şeref Bey (1845-1929) ‘ler bir önerge ile TBMM’ye taşındı ve meclisin teşebbüse geçmesini istediler. Yeni kurulan Hükümet’in bin türlü derdi vardı. Ağır sorunlarla uğraşan TBMM’de bu hesap sorma işi de unutuldu gitti.

       Seydibeşir Olayı 2009 yılında MHP milletvekili Oktay Vural tarafında tekrar gündeme getirilmiş ve dönemim Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül’ün yanıtlaması istemiyle olayla ilgili soru önergesi vermiştir. Bakan Vecdi Gönül ise yaptığı açıklamada, Türk askerlerinin gözlerinin kasten kör edildiğine dair kayıtların bulunmadığını belirterek olayın yaşanmadığını ifade etmiştir.

      Seydibeşir kampında ve diğer esir kamplarında şehit olan Mehmetçiklerimizin ve Tüm Şehitlerimizin Ruhları Şad, mekanları Cennet Olsun İnşaallah. Amin…

Ali Erdoğan

Araştırmacı Yazar

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r