“DENİZ’İN VE KARA’NIN KİLİDİ”
Sancakkale (Sancak Burnu Kalesi), (Yenikale)
İzmir Körfezi’nin en dar noktasında, Gediz Nehri’nin denize döküldüğü yere yakın bir bölgede Sancak Burnu’nun ucunda deniz seviyesinde çok yakın bir konumda yer alan ve denizden gelen gemilere ateş edebilecek toplara sahip ve tarihi kaynaklarda Osmanlı tarzında bir kale olarak tanımlanan Sancakkale. Pîrî Reis’in Kitâb-ı Bahriyye isimli eserinde “Sancakburnu Kale-i Cedid sene 1066” notu dikkat çeker ve 1656 yılında inşa edildiği kabul edilmektedir.
17. yüzyılda gelişen İzmir ticaretini korumak, körfeze giriş çıkışları denetlemek ve özellikle o dönemki Venedik tehdidine karşı şehri savunmak amacıyla yapılmıştır.
Aslı Kütahya’lı, Hemşehrimiz Osmanlı Seyyahı ve nesir yazarı Evliya Çelebi (1611-1681) Seyahatnamesinde de; “Sancak Kale’nin körfezin dar boğazında, kumluk düz bir alana yerleştirildiğini söylediği Kale’yi dörtgen şeklinde ve yedi büyük kuleli olarak tarif eder. Kale’nin güneyinde bir kapısı olduğunu, bu kapının 20 adım genişliğinde ve 100 adım uzunluğundaki bir hendek üzerinde bulunan üç asma köprü ile karaya bağlandığını ve köprünün başında bir Lonca Köşkü’nün varlığını dile getirir.”
Çelebi, ayrıca “DENİZ’İN VE KARA’NIN KİLİDİ” ifadesi, kalenin hem denizden gelen gemileri kontrol etme hem de karadan şehre yönelik tehditleri önleme yeteneğini vurgular.
I. Dünya Savaşı’nda İngiliz ve Fransız zırhlılarının 5 Mart 1915’te başlayan bombardımanı İzmir Körfezi’ni bir ateş çemberine çevirdiği sırada Sancak Kale savunması kısıtlı imkanlarına rağmen sergilediği dirençle; teknolojik üstünlüğe karşı göğüs göğse, tabyadan tabyaya verilen bir mücadele ile İzmir’in işgaline giden yolda düşmana “dur” diyen ilk büyük barikatlardan biri oldu. O gün Sancakkale’de görev yapan komutan ve neferler biliyordu ki savundukları sadece taş bir kale değil, bir milletin namusu, ezanların sesi ve anaların duasıydı.
Göğüslerini o devasa topların mermilerine siper eden “YENİKALE ŞEHİTLERİ” kanlarını bu toprağa akıttıkları an, orayı alelade bir kara parçası değil vatan toprağı olduğunu ispatladılar.
18 Mart 1915’te “Çanakkale Geçilmez!” den önce 5 Mart 1915’te “Sancakkale ve İzmir Geçilmez!” dediler. “Sancakkale ve Çanakkale Şehitlerimizin Ruhları Şad. Mekanları Cennet Olsun.
İnşaallah.
Sancakkale, günümüzde stratejik konumu nedeniyle askerî bölge sınırları içine alınarak halen İzmir’in tarihindeki önemli tarihi yapıları arasında yer almaktadır.
Ali Erdoğan
Araştırmacı Yazar

GÜNDEM
21 Nisan 2026SPOR
21 Nisan 2026GÜNDEM
21 Nisan 2026SPOR
21 Nisan 2026SPOR
21 Nisan 2026GÜNDEM
21 Nisan 2026GÜNDEM
21 Nisan 2026
1
VE TARİH HATIRLATIYOR: ÖLÜMÜNÜN 110. YILINDA SÜLEYMAN ASKERİ BEY
771 kez okundu
2
Şair, Yazar Şükrü Öksüz İlklere İmza Atmaya Devam Ediyor
711 kez okundu
3
AK Parti Aydın İl Başkanlığı’ndan “Alkollü Sürücü” Paylaşımlarına İlişkin Açıklama
632 kez okundu
4
Aydın’ın Nüfusu 2024 Yılında Artış Gösterdi
568 kez okundu
5
Aydın’dan Rusya’ya 13 Bin 776 Kilogram Balık İhracatı
557 kez okundu