DOLAR 44,9013 0.07%
EURO 52,9082 -0.06%
ALTIN 6.900,12-0,76
BITCOIN 34268022,03%
Aydın
13°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Ve Tarih hatırlatıyor!.. “Deniz’in ve Kara’nın Kilidi”

Ve Tarih hatırlatıyor!.. “Deniz’in ve Kara’nın Kilidi”

ABONE OL
Nisan 19, 2026 08:49
Ve Tarih hatırlatıyor!.. “Deniz’in ve Kara’nın Kilidi”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

“DENİZ’İN VE KARA’NIN KİLİDİ”

        Sancakkale (Sancak Burnu Kalesi), (Yenikale)

        İzmir Körfezi’nin en dar noktasında, Gediz Nehri’nin denize döküldüğü yere yakın bir bölgede Sancak Burnu’nun ucunda deniz seviyesinde çok yakın bir konumda yer alan ve denizden gelen gemilere ateş edebilecek toplara sahip ve tarihi kaynaklarda Osmanlı tarzında bir kale olarak tanımlanan Sancakkale. Pîrî Reis’in Kitâb-ı Bahriyye isimli eserinde “Sancakburnu Kale-i Cedid sene 1066” notu dikkat çeker ve 1656 yılında inşa edildiği kabul edilmektedir.

        17. yüzyılda gelişen İzmir ticaretini korumak, körfeze giriş çıkışları denetlemek ve özellikle o dönemki Venedik tehdidine karşı şehri savunmak amacıyla yapılmıştır.

       Aslı Kütahya’lı, Hemşehrimiz Osmanlı Seyyahı ve nesir yazarı Evliya Çelebi (1611-1681) Seyahatnamesinde de; “Sancak Kale’nin körfezin dar boğazında, kumluk düz bir alana yerleştirildiğini söylediği Kale’yi dörtgen şeklinde ve yedi büyük kuleli olarak tarif eder. Kale’nin güneyinde bir kapısı olduğunu, bu kapının 20 adım genişliğinde ve 100 adım uzunluğundaki bir hendek üzerinde bulunan üç asma köprü ile karaya bağlandığını ve köprünün başında bir Lonca Köşkü’nün varlığını dile getirir.”

        Çelebi, ayrıca “DENİZ’İN VE KARA’NIN KİLİDİ” ifadesi, kalenin hem denizden gelen gemileri kontrol etme hem de karadan şehre yönelik tehditleri önleme yeteneğini vurgular.

        I. Dünya Savaşı’nda İngiliz ve Fransız zırhlılarının 5 Mart 1915’te başlayan bombardımanı İzmir Körfezi’ni bir ateş çemberine çevirdiği sırada Sancak Kale savunması  kısıtlı imkanlarına rağmen sergilediği dirençle; teknolojik üstünlüğe karşı göğüs göğse, tabyadan tabyaya verilen  bir mücadele ile İzmir’in işgaline giden yolda düşmana “dur” diyen ilk büyük barikatlardan biri oldu. O gün Sancakkale’de görev yapan komutan ve neferler biliyordu ki savundukları sadece taş bir kale değil, bir milletin namusu, ezanların sesi ve anaların duasıydı.   

       Göğüslerini o devasa topların mermilerine siper eden “YENİKALE ŞEHİTLERİ” kanlarını bu toprağa akıttıkları an, orayı alelade bir kara parçası değil vatan toprağı olduğunu ispatladılar.

18 Mart 1915’te “Çanakkale Geçilmez!” den önce 5 Mart 1915’te “Sancakkale ve İzmir Geçilmez!” dediler. “Sancakkale ve Çanakkale Şehitlerimizin Ruhları Şad. Mekanları Cennet Olsun.

İnşaallah.

       Sancakkale, günümüzde stratejik konumu nedeniyle askerî bölge sınırları içine alınarak halen İzmir’in tarihindeki  önemli tarihi yapıları arasında yer almaktadır.

Ali Erdoğan

Araştırmacı Yazar

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.