Vadilerde Noktürn
Sevda yeşerir
ve çiy
boşalır
bir şarkı gibi
Ay
çınlar
ekmek
ve orkideler
Sessizlik
ve senin
soluk alıp verişin
nazlı nazlı karlaşan
bir kömürdür,
ışıltılı
biçimler doğar
senin uçuşundan.
Rosario
güldür
gül değildir.
Zamanın
yaptığı
güzdür.
Petro Shimose – Çeviren: Adnan Özer
AĞIT
Geçmişten üç yüz gözümün önünden gitmiyor:
Biri Claudius’la konuşan Okeanos, bir başkası
gün doğarken ve gün batarken acımasız
ve duygu nedir bilmeyen Kuzey;
üçüncüsü de ölüm, hepimizi alıp götüren
akıp giden zamana verdiğimiz o öteki ad.
Tarihte yaşanan ya da düşlenen
dünlerin o halka özgü yükü
işlediğim bir suç gibi eziyor beni.
Gökler altında Danimarka’ya hükmeden
Scyld Sceaving’in cesedini denize
geri getiren o mağrur gemiyi düşünüyorum;
dizginleri yılanlar olan o koca kurdu,
yanan gemiye güzel ölü tanrının
saflığını ve aklığını bağışlayan;
insan gövdeleri serüvenlerinin tabanı
o suların ağırlığı altındaki
bataklıklara saçılan korsanları düşünüyorum;
kuzey Odisealarında denizcilerin
rastladıkları mezarları. Kendi ölümümü
düşünüyorum, kusursuz ölümümü,
gömülecek kül kâsesi ve gözyaşı olmayan.
Jorge Luis Borges
( 1899 – 1986 )
Çeviri: Cevat Çapan
DÜŞ
Gece yarısı saatleri saçıp savururken
Bereketli zamanı,
Daha da ötelere gideceğim Ulisses’in
yoldaşlarından,
İnsan belleğinin ulaşamadığı
Düşler ülkesine.
Aklımın almayacağı parçalar kaldı bende
O sualtı dünyasından:
İlkel bir bitkibilimden otlar,
Her türden hayvanlar,
Ölülerle konuşmalar,
Aslında hep birer maske olan yüzler,
Çok eski dillerden sözcükler,
Ve zaman zaman bir korku, gündüzün
Bize sunduğuna hiç benzemeyen.
Ya bunların hepsi olacağım ya da hiçbiri.
O öteki olacağım, bilmeden olduğum,
O öteki düşe, uyanık halime
Bakmış olan kişi. Şimdi onun değerlendirdiği,
Yakınmadan ve gülümseyerek.
Jorge Luis Borges
( 1899 – 1986 )
Çeviri: Cevat Çapan
Sürgün
Biri iz sürüyor İthaka yollarında,
unutmuş kralını yıllarca önce
Troya’ya giden;
biri yeni ele geçirdiği toprakları düşünüyor,
yeni sabanın, oğlunu, ve belki de mutlu.
Yerkürnin sınırları içinde ben, Ulisses,
Hades’in derinliklerine indim
ve yılanların aşk düğümünü çözen
Tebai’li Tiresias’ın hayaletini gördüm,
bir de, ovada aslanların gölgelerini öldüren
ve Olimpos’ta oturan Harekles’in hayaletini.
Biri yürüyor bugün Bolivar ve Şili’de,
belki de mutlu, belki değil.
Ben o olmak isterdim.
Anlar
Eğer,yenıden başlayabilseydim yaşamaya,
İkincisinde daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz,sırtüstü yatardım.
Neşeli olurdum, ilkinde olmadıgım kadar,
Çok az şeyi
Ciddiyetle yapardım.
Temizlik sorun bile olmazdı asla.
Daha çok riske girerdim.
Seyahat ederdim daha fazla.
Daha çok güneş doguşu izler,
Daha çok dağa tırmanır,daha çok nehirde yüzerdim.
Görmedigim bir çok yere giderdim.
Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.
Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.
Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım.
Yeniden başlayabilseydim eger,yalnız mutlu anlarım olurdu.
Farkında mısınız bilmem. yaşam budur zaten.
Anlar,sadece anlar.Siz de anı yaşayın.
Hiçbir yere yanında su,şemsiye ve paraşüt almadan,
Gitmeyen insanlardandım ben.
Yeniden başlayabilseydim eger,hiçbir şey taşımazdım.
Eger yeniden başlayabilseydim,
İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.
Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.
Bilinmeyen yollar keşfeder,güneşin tadına varır,
Çocuklarla oynardım,bir şansım olsaydı eger.
Ama işte 85’indeyim ve biliyorumn…
Ölüyorum….
GÜNDEM
20 Nisan 2026SPOR
20 Nisan 2026GÜNDEM
20 Nisan 2026SPOR
20 Nisan 2026SPOR
20 Nisan 2026GÜNDEM
20 Nisan 2026GÜNDEM
20 Nisan 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.