Aydın’da Jandarma ve Yeşilay iş birliğinde düzenlenen “Şiddetsiz ve Bağımsız Bir Gelecek İçin El Ele” temalı farkındalık etkinliği, gençliğin ruhsal, sosyal ve dijital dünyada maruz kaldığı tehditlere karşı toplumca verilen ortak bir mücadelenin güçlü bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. İl Müftülüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen bu program, yalnızca bir toplumsal bilinçlenme çabası değil; aynı zamanda bir umut çağrısı, bir dayanışma manifestosu niteliğindedir. Çünkü gençleri korumak, bir ülkenin kendi geleceğini koruması demektir.
Yeşilay Aydın İl Başkanı Sencer Gündüz’ün “Bağımlılık bir yasak değil, bir özgürlük tercihidir. Gerçek güç ‘hayır’ diyebilme cesaretidir.” sözleri, insan davranışını özgürlük, irade ve bilinç kavramları çerçevesinde değerlendiren derin bir yaklaşımı yansıtmaktadır. Bu sözler, bağımlılıktan uzak durmayı bir dayatma ya da yasak olarak değil; bireyin kendi kaderini şekillendiren bir özgürlük pratiği olarak konumlandırır. Gündüz’ün bu vurgusu, gençlerin kimlik inşa süreçlerine yön veren içsel güçlerini hatırlatması açısından büyük önem taşımaktadır. Ayrıca Yeşilay’ın 105 yıllık tarihsel birikiminin günümüz gençliğiyle buluşması, geçmişten bugüne uzanan toplum sağlığı mücadelesinin sürekliliğini gözler önüne sermektedir.
Etkinliğin akademik sunum bölümü, programın niteliğini derinleştiren en önemli unsurlardan biridir. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nden Dr. Mehtap Kızılkaya’nın bağımlılığın psikolojik temellerine dair yaptığı sunum, bireyi etkileyen sosyal çevre, aile yapısı, duygusal ihtiyaçlar ve nörobiyolojik faktörlerin bağımlılık davranışıyla nasıl iç içe geçtiğini bilimsel bir perspektifle ortaya koymuştur. Kızılkaya’nın gençleri sadece korunması gereken bir grup değil, aynı zamanda anlaşılması gereken bireyler olarak ele alması, toplumda sıkça gözden kaçan insani boyutu hatırlatmaktadır. Bu yaklaşım, bağımlılıkla mücadelenin yalnızca yasaklar üzerinden değil; empati, anlayış, eğitim ve psikososyal destekle yürütülmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Dijital çağın görünmez tehlikeleri de etkinlikte çarpıcı bir şekilde ele alınmıştır. Psikolojik Danışman Fatma Dölen’in “dijital anksiyete, fama ve sessizlik kaygısı” gibi kavramlara odaklanan sunumu, özellikle sosyal medya kullanımının gençlerin duygusal düzenleme süreçlerini nasıl etkilediğini çarpıcı örneklerle ortaya koymuştur. Günümüz gençliği, fiziksel olarak bir arada olsalar bile dijital dünyada yalnız kalabilen, bildirimlerle hayat bulan, sessizlikle kaygılanan bir kuşağa dönüşmektedir. Bu nedenle Dölen’in sunumu, yeni nesil bağımlılık türlerinin yalnızca bir alışkanlık değil; kimlik, özgüven ve sosyalleşme biçimleri üzerinde belirleyici bir etki yarattığını göstermesi bakımından oldukça değerlidir.
Jandarma’nın siber zorbalık, KADES ve erken yaşta evlilikler üzerine yaptığı bilgilendirme ise toplum güvenliğinin yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda dijital ve sosyal boyutlarla da ilişkili olduğunu somut biçimde ortaya koymuştur. Özellikle gençlerin maruz kaldığı siber tehditlerin giderek çeşitlendiği düşünüldüğünde, güvenlik güçlerinin bilgilendirici ve önleyici rol üstlenmesi, toplumsal koruma mekanizmasının etkinliğini artırmaktadır. Jandarma’nın bomba arama köpeği Buz’un gösterisi ise hem sıcak bir etkileşim ortamı yaratmış hem de güvenlik birimlerinin teknik donanımını gençlere sevdirecek bir araç haline getirmiştir.
Etkinliğin müzik dinletisi ve stant gezileriyle tamamlanması, programı akademik bir seminer çerçevesinin dışına taşıyarak bütüncül bir öğrenme atmosferi yaratmıştır. Öğrencilerin sahnedeki performansı, gençliğin yalnızca korunması gereken değil; aynı zamanda üreten, duygularını ifade eden ve toplumun kültürel zenginliğine katkı sunan bir değer olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır. Bu yönüyle program, gençleri pasif bir dinleyici olmaktan çıkarıp toplumsal dönüşüme aktif olarak katılan bireyler hâline getirme potansiyeline sahiptir.
Tüm bu yönleriyle değerlendirildiğinde “Şiddetsiz ve Bağımsız Bir Gelecek İçin El Ele” etkinliği, kurumların bir araya geldiğinde ortaya çıkan toplumsal gücün etkileyici bir örneğini sunmaktadır. Bağımlılık ve şiddet gibi karmaşık toplumsal sorunlar, ancak bu tür bütüncül yaklaşımlarla çözüme kavuşabilir. Etkinlik, gençlerin yalnız olmadığını; devlet kurumlarından sivil toplum örgütlerine, eğitim kurumlarından güvenlik güçlerine kadar geniş bir yapının onları geleceğe güvenle hazırlama çabası içinde olduğunu göstermiştir.
Sonuç olarak bu program, Aydın’da gerçekleştirilmiş yerel bir etkinlik olarak görünse de toplumsal iyileşmenin ve gençliği koruma çabasının evrensel bir mesajını taşımaktadır: Bir toplum, gençliğinin sesine kulak verdikçe güçlenir; onları özgür, sağlıklı ve güvenli bir geleceğe hazırladıkça umut çoğalır. Etkinlik, işte tam da bu umudu büyüten, geleceği daha aydınlık kılan önemli bir sosyal sorumluluk örneğidir.
GÜNDEM
04 Mayıs 2026SPOR
04 Mayıs 2026GÜNDEM
04 Mayıs 2026SPOR
04 Mayıs 2026SPOR
04 Mayıs 2026GÜNDEM
04 Mayıs 2026GÜNDEM
04 Mayıs 2026
1
VE TARİH HATIRLATIYOR: ÖLÜMÜNÜN 110. YILINDA SÜLEYMAN ASKERİ BEY
790 kez okundu
2
Şair, Yazar Şükrü Öksüz İlklere İmza Atmaya Devam Ediyor
719 kez okundu
3
AK Parti Aydın İl Başkanlığı’ndan “Alkollü Sürücü” Paylaşımlarına İlişkin Açıklama
641 kez okundu
4
Aydın’ın Nüfusu 2024 Yılında Artış Gösterdi
574 kez okundu
5
Aydın’dan Rusya’ya 13 Bin 776 Kilogram Balık İhracatı
567 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.