Kutsal kitabımızda Yüce Yaratıcı, Kâinatın ve ademoğlunun yaratılışını en açık bir biçimde ifade etmiştir. “İnsan, kendisinin başı boş bırakılacağını mı sanır?”. Kur’an-ı Kerim’de ilk insan ve peygamber Hz. Adem’den (S.A.V.) son peygamber Hz. Muhammed’e (S.A.V.) kadar yirmi beş peygamberin adı geçmektedir. Kitap gönderilen peygamberler de Hz. Davut (S.A.V.), Hz. Musa (S.A.V.), Hz. İsa (S.A.V.) ve Hz. Muhammed (S.A.V.) olarak ifade edilir. Hadislerde yüz yirmi dört bin peygamberin geldiğinden bahsedilir. Ayette “Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan sana kıssalarını anlattığımız kimseler de var, durumlarını sana bildirmediğimiz kimseler de var.” buyurulmaktadır. Ayet ve hadislerdeki kıssalarda peygamberlerin yaşam tarzları ve örnek kişilikleri insanların doğru bir yaşam sürdürebilmeleri için anlatılmaktadır. İnsanlığın gelişiminde icatlarında peygamberlerin rolü son derece etkili ve önemlidir. Bu kitapta insanlığa rehber olarak gönderilen peygamberler öne çıkan özellikleriyle ve kültürümüzün önemli bir yönü bir aşık edasıyla dile getirilmiştir.
Sanatçılar toplumunun aynalarıdır. Okuyacağınız kitapta yer alan destanda da belirtildiği gibi insanlar birbirlerini tansınlar diye kavimler halinde yaratılmıştır. Hızla globalleşen ve tek tipe doğru giden dünyada kültürel değerler direnmeye çalışsa da ne yazık ki insanlığın değerleri tek tek unutulmaya başlandı. Umursamadığımız o değerlerimiz ve geleneklerimiz aslında bizi farklı kılan ve bizi biz yapan özelliklerimiz. Sıfatlarımız olmadan sadece bir isimden ibaret olarak sıradanlaşacağız. Kendi kültürünü özümsemiş sanatçılarımız, edebiyatçılarımız, ozanlarımız, şairlerimiz, yazarlarımız kısacası aşıklarımız köklü kültürümüzü en hissi duygularla yaşayan ve yaşatan, gizli bir elle geleneklerimizi taşıyan ve aktaran genlerimizdir. Geçmişte daha çok sözlü edebiyata dayanan Türk Kültüründe, her haliyle toplumunun özelliklerini üzerinde barındıran aşıklar bir ayna misali bulundukları çevreyi aydınlatmış ve zamanları aşarak kültürün dinamik ve genç kalmasını sağlamıştır. Bilge Kağan’ın dediği gibi, “Türk, Oğuz beyleri, milleti işit: Üstte gök basmasa, altta yer delinmese, Türk milleti, ilini, töreni kim bozabilecekti”.
Yazar ve şair Bekir Aygül, daha önce yazmış olduğu kitaplarda, şiirlerde ve makalelerde olduğu gibi dinî ve millî hislerini en saf ve arı haliyle kendi içinde yaşayıp bunu dışarıya aktarmış, gelecek kuşaklara emaneti iletebilmek için üzerine düşen görev sorumluluğu hakkıyla yerine getirmiştir. Yine Bilge Kağan’ın dediği gibi “milletin adı sanı yok olmasın diye Türk milleti için gece uyuyamadım, gündüz oturmadım” ilkesiyle çalışmalarını sürdürmektedir. Aydınlığı bol ve sürekli olsun.
Prof. Dr. Bülent Nuri KILAVUZ
GÜNDEM
22 Nisan 2026SPOR
22 Nisan 2026GÜNDEM
22 Nisan 2026SPOR
22 Nisan 2026SPOR
22 Nisan 2026GÜNDEM
22 Nisan 2026GÜNDEM
22 Nisan 2026
1
Adalet Bakanı Tunç, Adli Yıl Açılış Resepsiyonu’nda Soruları Yanıtladı
398 kez okundu
2
2025 YILINDA DÜNYA GÜNDEMİNE DAMGA VURAN OLAYLAR
350 kez okundu
3
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Yaz ayları boyunca çok daha kararlı ve sonuç alıcı operasyonlar gerçekleştireceğiz”
244 kez okundu
4
“Türkmen Beyi” Saçıkaralı, Yazar ve Şair Bekir AYGÜL
230 kez okundu
5
Cumhurbaşkanı Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi’ne katılmak üzere Brezilya’ya gidecek
230 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.